Tuesday, March 14, 2006

E-günlükler herkesi yazar yapacak..

Yeni iletişim teknolojileri ve özellikle de internetteki "dijital üretim ortamı", medyanın sınırlarını giderek genişletiyor. Genişleyen bu medya ortamının internetteki en dikkat çekici ve hızla artan üretim biçimlerinden biri de, "dijital günlük" olarak tanımlanabilecek "bloglar"

Yeni iletişim teknolojileri ve özellikle de internetteki "dijital üretim ortamı", medyanın sınırlarını giderek genişletiyor. Bu gelişmeler sayesinde artık sadece alıcı değil "üretici" konumuna geçen bireyler, internetin imkanlarından yararlanarak tartışmalara katılıyor, ürünlerini değerlendiriyor ya da kendi üretimlerini paylaşıyor. "E-Günlük" ya da "Açık Günlük"

Site sahibinin, görsel ve yazılı üretimlerini "herkese" açtığı bloglar, internet ortamındaki podcast, wiki, mashup, forum ve çok oyunculu oyunlar gibi üretim biçimlerinin son yıllarda en popüler olanı. İnternetin en bilinen bilgi paylaşım ortamlarından biri olan "wikipedia" kapsamında yer alan açıklamaya göre, blog sözcüğü İngilizce "web" ve "log" kelimelerinin birleşmesinden oluşan "weblog" kavramının zamanla yaygınlaşmış ve kısaltılmış adı.

Türkçede "açık günlük, ağ günlüğü, günce, e-günlük" gibi bazı isimler önerilse de, kelimenin yaygın kabul görmüş bir karşılığı henüz bulunmuyor. Yakın tarihli olandan, eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, diğer sitelere linklerin yer aldığı bloglarda, çoğunlukla her gönderinin sonunda yazarın adı ve gönderi zamanı belirtiliyor. Yazılara yorum da yapılabilen bloglar, yazarının kişisel ilgi alanlarına göre belli bir konuya odaklandığı "temalı", yazarın güncel olaylara yorumlarının, eleştirilerinin ya da sadece duygularının aktarıldığı "kişisel" ya da "topluluk" blogları biçiminde şekilleniyor.

Son tahminlere göre, dünya çapında yaklaşık 30,2 milyon blog bulunuyor. Bazı blogların yüzbinlerce kişi tarafından okunduğu, örneğin en popüler bloglardan bazılarına yaklaşık 70 bin link atıldığı biliniyor. Türkiye’de ise 1999 yılında aktif olan ilk blog siteleri arasında, öncelikle kişisel olarak hazırlanan, ancak daha sonra "hafif.org" ismiyle bir topluluk bloguna dönüşen "chatkapi.com" sayılabilir. Çok katılımlı blog grupları arasında, takip edilen sitelerin linklerinin yer aldığı ve yorumlar aracılığıyla tartışıldığı "bildirgec.org" da, popüler örnekler arasında. "Geleneksel medyanın sonu mu?"

"We the Media" kitabının yazarı Dan Gillmor, BBC’nin internet sitesinde yayınlanan yazısında, medya ortamındaki değişimin en önemli sonucunun, izleyicilerin daha aktif bir pozisyona geçmesi ve "tartışma olanaklarının artması" olduğunu belirtiyor. Blogların en önemli tarafının "insani olmaları" olduğunu söyleyen Gillmor, gruplar ya da bireyler tarafından üretilen blogların belirgin bir "insani ses" içerdiklerini, "karşılıklı konuşmanın" bu sitelerin en önemli özelliği olduğunu kaydediyor.

Teknolojik gelişmelerle birlikte dağıtımın da artık daha ucuz ve kolayca yapılabildiğini kaydeden Gillmor, internetin artık küresel bir iletişim platformuna dönüştüğünü, ancak cep telefonlarının hala birinci sırada olduğunu söylüyor. Gillmor, geleneksel medya araçlarının geçmişte sadece "müşteri" olan alıcılarının artık daha aktif bir pozisyona geçtiğine ve bu tek taraflı akışın daha "interaktif" bir sürece dönüştüğüne işaret ediyor. Son gelişmeler nedeniyle geleneksel medyanın değişmek durumunda kaldığını, ancak henüz "dinozor" sayılmadığını belirten Gillmor, olabilecek en iyi durumun "geleneksel kurumların da hayatta kaldığı, çok çeşitli bir medya ekosistemine ulaşmak" olacağını kaydediyor.

Milliyet

3 comments:

ladybird said...

yaz, yaz, takip et, bloglari gez..yorum birak birak nereye kadar bakalim ;-)

Anonymous said...

valla ben bu blog işine bi türlü giremedim çok tembelim galiba ondan olacak hergün gelip yazı ekleyeceksin diğer blogları gezeceksin vs vs vs.....
böle daha iyi sanırım hazır bloglara isimsiz yazılar bırakmak...

ladybird said...

Keyfine bak o halde ;-)