Sunday, December 24, 2006

Greenwich Gezisi

Wisdom Turk Okulunun ogrencilerine yonelik hazirladigi gezi programina gectigimiz pazartesi gunu ben de katildim. Sabah 9 sularinda otobus ile okulun onunden hareket ettik. 45 dakika yolculuk sonrasi guney-dogu Londra'da Thames nehri kenarinda yer alan ve Meridyen’in baslangic noktasi olarak bilinen Greenwich bolgesine vardik.

National Maritime Museum Ingiltere'nin en onde gelen ve dunyanin en onemli denizcilik muzelerinden birisi.



25 ogrencinin katildigi gezide ilk olarak Maritime muzesi gezdirildi. Her gruba bir hoca dusecek sekilde cocuklar guruplara ayrildi. Define bulma (treasure hunt) adli onceden hazirlanan kitapcik sayesinde cocuklar eserleri tek tek arayarak kitapcigin ilgili bolumlerinde muzede bulundurulan eserler hakkinda sorulan sorulara cevap verirken ayni zamanda hocalari tarafindan bilgilendirildi.


Muzenin icerisinde deniz kuvvetlerine ait; savas gemileri, capa, uniforma, kraliyete ait saltanat kayiklari ve denizcilige ait her sey sergileniyor.


Burasi Greenwich Gozlemevi, 1675 yilinda Ingiltere Krali II. Charles tarafindan kurulmus. Greenwich'te calisan ilk astronom John Feamsteed. Kendisi yildizlarin ve diger gok cisimlerinin yerlerini tesbit ederek denizcilerin yerlerini bulmalarina yardimci oluyordu. Muze icerisinde ona ait ozel esyalari gormek mumkun.

Saat binasinin bulundugu 'O' (sifir) meridyenin gectigi tepelik bolgeden goruntu fevkalade guzel gozukuyor. Masalsi bir guzellikle serilmis ucsuz bir yesillik.. Yokus yukari cikmak biraz yorucu olsada tepeye ulasip ucsuz bucaksiz yesil ile karsi karsiya kalinca orada oturanlara inat kollarini acarak alabildigince kosmak istiyorsun..


Uluslararasi saatin ayarlandigi merkez..

Sifir Meridyen cizgisi. 1884 yılından beri baslangic meridyeneninin bu bolgeden gectigi kabul edilmektedir.



Gozlemevini de gezdikten sonra ogrencilere 45 dakikali sunum yapildi. Bu arayi firsat bilerek Saint Pauls istikametine dogru yuruyuse ciktim..


Bizim gittigimiz gun hava cok soguk fakat gunesli idi. Havalarin guzel oldugu gunler gezmek ve dinlenmek icin onde gelen mekanlardan biri olan Greenwich parki yazlari insanlarla dolup tasiyor.

13 comments:

suveyda said...

ilk yorumu yapmayacaktım ama dayanamadım, sonra bana yorum yapılıyor, asıl konudan sapılıyor:)

paylaşımın için teşekkürler leydi börd.gezdik, gördük , bilgilendik, faydalandık.

sağol, sağol , sağol :)

bişey yemediniz mi, hani yiyecek bişey göremedim de:)

ladybird said...

sen saol suveydacigim. sari&beyaz leblebi yedik :) oglen de sandvic&meyve. kisir, pogaca dememi beklemiyordun deel mi? :P

birisinin yeri said...

vay be demek ki lise 1 de coğrafya hocamızın söylediği o meşhur Greenwich orasıymış.
süpper gerçekten.
* beşiktaştaki deniz müzesindeki osmanlı salatanat kayıkları geldi aklıma. karşılaştırma yapmak isterdim ama bizimkiler daha mı güzel ne ?
** ferfecir yine yıkıyor ortalığı :)
thanks a lot lady bird..

ladybird said...

Your welcome dear baver..

Besiktas deniz muzesini gezmedim fakat tarihi canlandirma adina yeniden insa edilen sultanat kayiklarina gecen sene bindim. Bizim kayiklarimiz, tarihi eserlerimiz kesinlikle cok daha guzel. Muzeyi gezerken "ahh nerde bizim topkayi sarayimiz, nerde.. " diyerek gezdim.. Osmanli zamaninda el becerileri cok iyi olan kayik ustalarimiz varmis. Ayrica kurekcilerde ritmik ve hizli hareketleri ile meshurmus.

19’uncu yüzyılda İstanbul’a gelen İngiliz E. Warburton, Sultan Abdülmecid’in kayığını şöyle anlatıyor: "Cuma günü Sultan’ın kayığının saraydan ayrıldığı selam toplarıyla bildirilince Sultan’ı görmek için acele sahile indik. Biz ok gibi süratliydik. Fakat Sultan da uçar gibiydi. İpek yelekler içinde 26 kürekçi, süslü kayığı suyun yüzünde değil de, üzerindeymiş gibi götürüyorlardı."

Anonymous said...

Arkadaşlar msn ve hotmail. hesabıma hain heicerkler el koydular.
abdilyildirim@hotmail.com adı altında gelecek olan iletiler bana ait değildir.
Yeni mail adresim,
abdilyildirim26@hotmail.com
şeklindedir.
Bilgilerinize ladybird vasıtasıyla arzediyorum.

Bâd-ı Sabâ said...

- Bir Uyarı da Benden -

Bu yorumu sizin bıraktığınız şüpheli, durumu kendi bloğunuzda da ilan etmenizde fayda vardı. Oysa kendi bloğunuzda şu saat itibariyle böyle bir açıklama yok..

Blogcu.Com hesabınızdaki profilde duran e-posta adresini de değiştirmemişsiniz. Orayı da değiştirin, size inanalım efendim :o) Muhtemelen bir an için orayı unuttunuz, aklınıza gelmedi..

Blogger hesabınız olmadığı münasebetiyle, sizin adınıza kötü niyetli herhangi bir anonim kimse bu yorumu pek tabi olarak bırakabilir.

Yani, ikinci bir açıklamaya kadar abdilyildirim26@hotmail.com ve abdilyildirim@hotmail.com hesaplarından gelen her türlü iletiyi dikkatle inceleyim derim :)

Koşulsuz Fırtına,
Kâzım Mızrak


(Dip Not: Sayın Gönül Pınarı, burada menfaatinzi korumak için yazdığımı anlıyor olacaksınız.)

Anonymous said...

Arkadaşlar, özel sorunlarım ile burayı meşgul ettiğim için özür diliyorum.Fakat yeni bir gelişme olarak bir sahtekarlık durumunu haber vereyim dedim.
Benim çalınan mail adım kullanılarak başkalarından kontör ve para talep ediliyormuş.Böyle bir olursa, bu satırları yazan "gönül pınarı" ABDİL YILDIRIM' bu taleplerle ilgisi yoktur. Yeni adresim, abdilyildirim26@hotmail.com şeklindedir. İsteyen bu adresi msn nine ekleyip benimle temasa geçebilir.
Bu arad hepinizin ve İslam aleminin Kurban bayramını tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.

tahin said...

Gonul Pinari, gecmis olsun. Ne bicim insanlar var yahu su dunyada?!

Ladybirdcum, cok guzel yerlermis yaw.. Ben de gitmek istiyorum:)

Bâd-ı Sabâ said...

En beğendiğim resim sonuncusu, ne güzel bir manzaradır o öyle ya hu :o)

-:- 29 Aralık '06 -:-

***

Gemileri kayıkları sevmiyorum, uçaklar daha ihtişamlı :) Bir de uzay mekiği olursa tamamdır :o) Bastımı gaza bay bay Milky Way :D

-:- 29 Aralık '06 -:-

***

(sayın Gönül Pınarı, bloğunuzdaki açıklamayı okudum efendim, nezâketen haber vermek istedim, inşâallah böylesi daha hayırlıdır, sevgi ve selâmlarımla :)

-:- 29 Aralık '06 -:-

***

Ladybird hanım, ilân işine ne zaman başlamayı düşünüyorsunuz :) Mail adresimi kaybettim hükümsüzdür :D Acele devren satılık blog :o)

-:- 29 Aralık '06 -:-

***

Takvim yaprakları kuşkusuz ki insanlığı kaçınılmaz bir sona hazırlıyor.

Bu kadar vahim bir tablo ile karşı karşıya olsak da, hâlâ inadım inat diyerek gülümseyenlere bir mutluluk kaynağı gösteriyorum.

Aynaya baksınlar :)

-:- 29 Aralık '06 -:-

ladybird said...

gecmis olsun gonul pinari. bizler de tedbirimizi almaliyiz. oncelikle sifre belirlerken tahmin edilmeyecek, harf ve rakamlardan olusan zor sifreler kullanmaliyiz. duzenli olarak degistirsek iyi olur.

tahin en kisa zamanda git gez. tam senlik oralar.

mizrak bey, biraktiginiz neseli yorumu bayramin yaklasmasina mi borcluyuz acaba ?:)

Acele devren satılık blog ilanina cok guldum:D

Anonymous said...

Muhterem tahin, geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Önemsiz gibi görünse de, size ait bir şeye başkasının el koyması insana dokunuyor. Bu sanal hırsızlık bile toplumdaki çürümenin küçük bir göstergesidir !
Bu arada Mızrak kardeşim sana da çok teşekkür ediyorum. Uyarıların gösterdiğin duyarlılık için.
Ladybird, ilan tahtası olarak da senin blogunu kullandığım için hakkını helal et derim. Bloglar dünyasında senin reytingin en yüksek olduğu için ben de bundan istifade etmek istedim. Hani sen demiştin ya " komşu komşunun bloguna muhtaçtır" diye. Böyle bir ihtiyaç hasıl olduğu için ben de bu yola başvurdum.
Bu vesile ile bir kez daha bayramınızı tebrik ediyor, kurbanın anlamına uygun yakınlık, dostluk ve muhabbet duygularımı hepinizle paylaşıyorum.
Cumanız mübarek olsun efendim.

ladybird said...

hakkim varsa helal olsun gonul pinari. sozunu bile etmenize gerek yok. her tur ilana acigiz..

Dilekler karsilikli efendim..

Bâd-ı Sabâ said...

"Takvim yaprakları kuşkusuz ki insanlığı kaçınılmaz bir sona hazırlıyor."

Gün geçmesin, hafta geçmesin, ay geçmeçsin, yıl geçmesin ki bir blog yazarı bloğunun kapısına kilit vurmuş olmasın. Ve hatta kimileri yazdıklarını da bir kalemde siliyorlar. Manevi anlamda sanat eserlerini yalnız bırakmak yerine, yanlarına alıyorlardır belki de kendilerine göre..

"Bu kadar vahim bir tablo ile karşı karşıya olsak da, hâlâ inadım inat diyerek gülümseyenlere bir mutluluk kaynağı gösteriyorum."

Böyle bir sahnede gidenler varken, elbette gelenler de oluyor. Bu insanlar; yaşamın dayanılmazlığına, çekilmezliğine, zorluğuna inat yeni bir yaşam inşâ ediyorlar burada internette. Öyle ki, bu yeni hayat onların bir imzası gibi şekilleniyor blogger ruhu üzerinde.

Sahibi resmediliyor her bir kelime, ve cümle ile.. Ve bu oyunun hakimi olan bizler, esas kendimizi görünce aynada, çocuklar gibi şımarıyor mutlu oluyoruz. Sahte yüzümüz ise sokaklarda gezmeye devâm ediyor..

"Aynaya baksınlar.."

Bu da sloganımızdı :)

As You Know,
Kâzım Mızrak