Tuesday, April 24, 2007
Sunday, April 15, 2007
Ben beklesem, Sen gelmesen...

Men dinlesem kıyamete dek, vuslat istemem
Bulsam izinle semtini, ol semte ermesem
Aşsam zamanı hasretin encamı gelmeden.”
İ. Hami Danişmend
Friday, April 13, 2007
Epilogue&Epping
Gitmek; sessizligin sesini acip, gurultunun sesini kismaktir diyor yazar.
Ben de bu aralar surekli ormana gidiyorum. Firsat buldukca kendimi ucsuz bucaksiz sinirsiz yesilin arasina atiyor kus civildasmalari ve ruzgarin sesi ile ruhumu dinlendiriyorum.. Cicekleri acmis agaclar, yemyesil cimenlerden akan sukunet ve huzur hic bitmesin istiyorum..Bol bol hayal kuruyor; kus olup ucmak, ruzgar olup esmek istiyorum..

Bugun ormandan sonra civarinda bulunan kamp bolgesini gezdim. Gunluk karmasa ve kargasadan uzak rahatlatici bir ortamda yurudum.



Huzur bulmak icin 40 dk direksion sallayarak geldigim bu parkin icinde surekli yasayan bu guzel eve sahip insanlar mutlu&huzurlu mudur acaba ?
Orman icerisinde boyle bir evde yasamak isterdim..

Sevgisizlikten kurumus..
Bu agac cok mutsuz gozukuyor.. Bulutlar aglasa da bu dallar sevgililerine kavussa.. kavussa da yapraklari ile doya doya muhabbet etse, sevisse..
Hayirli Cumalar
Allah göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru içinde bir kandil bulunan bir oyma hücre misalidir. Kandil, bir sırça içindedir. Bu sırça sanki inciden bir yıldızdır; ne doğuya, ne de batıya nisbet edilen mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulur. Onun yağı hemen hemen ateş dokunmasa bile ışık verir; nur üstüne nur! Allah, dilediğini kendi nuruna yöneltir ve insanlara birçok misaller verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur 35)
Thursday, April 12, 2007
personality test
In the second paragraph it says 'Jung Typology Test' click on the link to take the test. It will give you a four letter code which is what your personality type is. There are some descriptions on there but I find the ones at personalitypage a lot better and more detailed.
Do inform me of your results pls ;)
Ohh by the way my profile was very accurate :D
Bilgi: Yukarida linkini verdigim kisilik testi 72 tane ingilizce sorudan olusmaktadir. Tercume etmesi uzun surecegi icin ingilizce yayinlamayi uygun gordum.
Tuesday, April 10, 2007
Evening of Inspiration 2007

Dun aksam kardesim ile Islamic Relief tarafindan duzenlenen "Evening of Inspiration" programina katildik. Bagimsiz bir kurulus olan Islamic Relief 1984 yilinda Dr Hany El Banna tarafindan Uk'de kuruldu. O zamandan beri uluslararasi hizmet ve yardimlarina devam ediyor. Dogal felaket ve acil durumlarda yardim disinda irk, cinsiyet ve din gozetmeden yerel topluma da ekonomik ve sosyal gelismesinde yardimci olmaktadir.
Islamic Relief dort ana alanda hizmet sunuyor;
- Emergency Relief, Development, Orphans, Waqf
Islamic Relief'in misyonu; dunyadaki fakir ve istirap ceken insanlarin acisini hafifletmek. "Whoever saved a life, it would be as if he saved the life of all mankind" Qur'an 5:32Evening of Inspiration her yil farkli sehirlerde duzenleniyor. Bu programlarin amaci dunya capinda bulunan fakir ve yetim cocuklara yardim toplamak. Easter bayramina denk gelen hafta sonu ve bank holiday pazartesi olmasi nedeniyle konsere katilim coktu. 3000 kisinin izledigi programda katilimcilardan £ 135 bin toplandi. Bu sadece Londra'da duzenlenen konserde toplandi ki diger sehirlerde de buna benzer rakamlar bagislandigini duydum. MasaAllah diyorum.. Gercekten sevindirici bir rakam. Dun gece once £ 10 bin, £ 5 bin, derken herkesin gucunun yettigi miktarda 100 pounda kadar bagis yapabilecekler saptandi. Formlar dolduruldu. Tekbir sesleri ile bagista bulunanlar icin dua edildi. Ogrendigime gore Islamic Relief dunya capinda 20 bin yetim cocuga yardim ediyormus.
Anne, baba, kardeslerimiz, teyze, amca, dayi, anneanne, dede, babaanne, kuzenler vs ile birlikte kalabalik aile ve akraba cevresinde buyuyenlerin cok kismetli oldugunu dusunuyorum. Ne kadar sukretsek azdir. Ancak butun bu saydigimiz insanlarin sevgisinden mahrum yasayan pek cok cocuk var bu dunyada. Savasta, hastaliktan dolayi yahut farkli nedenlerden anne baba, ailesini kaybetmis cocuklar mevcut dunyamizda. Dun aksam izledigim sinevizyon gosterileri ve canli konusmalardan cok etkilendim. Artik tv'de izlediklerimizden etkilenmiyor uzuntu duymuyoruz. Gorsel olarak alisinca kalbimiz de rahatsiz olmuyor.. yetim cocuklar ve anneleri tarafindan yazilmis mektuplari dinleyince icim bir tuhaf oldu.. Onlara maddi destekte bulunarak daha komforlu yasamalarini saglamiyoruz. Hayat ile olum arasinda kalmis insanlari kurtariyoruz. Dunyanın bir ucunda ayagına diken batan bir musluman kardesimizin acisini hissetmemiz gereken bir dinin mensubuyuz. Ama musluman kardesler olarak tek vucut olamiyoruz. Duyarli davranamiyoruz. Kis uykusundan uyanamiyoruz.. Gunde bagislayacagimiz £1. fakir ulkelerde yasayan bir cocugun hayatini kurtarabilir.
Program kurani kerim acilisi ile basladi ancak ilk kismi kacirdik. Merkeze normalde araba ile gitmiyorum fakat dun tatil olmasi nedeniyle congestion charge da yok diye toplu tasit ile ugrasmak istemedim. Tam Royal Albert Hall'un bulundugu yola girecektim ki polis ordusu ile karsilastik. Meger bir kac kisi tabanca ile vurulmus ve yol kapanmis. Siyah taksi soforune alternatif gidebilecegim yol sordum. "teror ataklarindan dolayi gidemezsiniz" diye sert bir sekilde yanit verdi. Her gordugun silahli saldiriyi teror atagi, her gordugu musluman terorist sanma amcacigim.. Yolun kapanmasi ile binaya arama ve bulmamiz uzadi.
Salona girip atmosferi gorunce disarida yasanan stres aninda unutuldu. Sahneye yakin sol tarafta bulunan balkonlardan birinde yerimizi aldik. Ilk sahne alan sanatci Hamza Robertson idi. Ardindan Imad Rami cikti sonra Zain Bhika ile Dawud Wharnsby birlikte duet yapti. Mo Amer Texas'da yasayan Filistin asilli komedyen. Henuz yeni evlenmis olan Amer bayanlarin erkeklerden daha zeki oldugunu vurguladi :D Diger ilgimi ceken soz ise (kimin soyledigini hatirlamiyorum) "If you educate one man you will educate one person. If you educate one woman you will liberate the whole nation" yani "eger bir erkegi egitirsen bir insan yetistirmis olursun. Bir kadin egitirsen butun ulusu kurtarirsin" :) ilk duydugumda bayan olarak feminist bir yaklasim oldugunu dusundum. Hem kadin hem de erkege sorumluluk dustugunun bilincinde olmali ve duzgun insan yetistirmek icin caba gostermeli.. Komedyenimiz Amer'in youtube da yayinlanmis sokak roportajlarini izlemistim daha once. Dun gece roportaj esnasinda aldigi cevaplardan bahsetti biraz. Dinlemeniz icin yayinliyorum. Cevaplar cok komik.
Son olarak outlandish sahne aldi. Yani ortaligi yikti :P Ahh ahh cep telefonu ile boyle bir ortama gidersen ancak asagidaki fotograflari cekersin. (Acilen kendime dijital kamera alacagim) Seneye youtube de izletirim cektigim goruntuleri insaAllah. :)
Outlandish grubundan Isam uzun beyaz entarili olan. Kendim uzun goruntu alamadigim icin Youtube dan bir sarkisini ekliyorum.Seneye tekrar unique bir gecede bulusma temennisiyle..
Sunday, April 08, 2007
Where we walk

There are two reasons for why we walk,
We either are walking away from something
Or we are walking towards something.
There’s a big difference between the two.
I read this on spasmicalyperfect's page.
Friday, April 06, 2007
hayallerim yele dondu / balonlarim file dondu
Heh heh
Jumuaah Mubarak
The Virtue of Patience and Prayer
After Allah commanded that He be appreciated, He ordained patience and prayer. It is a fact that the servant is either enjoying a bounty the he should be thankful for, or suffering a calamity that he should meet with patience. A Hadith states:
"Amazing is the believer, for whater Allah decrees for him, it is better for him! If he is tested with a bounty, he is grateful for it and this is better for him; and if he is afflicted with a hardship, he is patient with it and this is better for him" (Muslim).
There are several types of Sabr - patience: one for avoiding the prohibitions and sins, one for acts of worship and obedience. the second type carries more rewards than the first type. There is a third type of patience required in the face of the afflictions and hardships, whic is mandatory, like repentance.
Abdur Rahman bin Zayd bin Aslam said, "Sabr has two parts: patience for the sake of Allah concerning what He is pleased with (i.e acts for worship and obedience), even if it is hard on the heartand the body, and patience when avoiding what He dislikes, even if it is desired. those who acquire these qualities will be among the patient persons whom Allah shall greet (when they meet Him in the Hereafter; refer to Surah Al Ahzab 33:44), Allah willing. (Ibn Abi Hatim)
(Tafsir Surah Baqarah - Ibn Kathir).
Thursday, April 05, 2007
Sen Türkü Yak Ben Mermi
gökten zembille inen sadece aşktırve ölüm daha şık durur bronz bir tende
her daim sıfır kilometre bir gün var önümüzde
gir ve ortalığı karıştır.
ah diyorum, ahı bilir misin sen
dünya dedikleri gömgök bir yatır
nereden bilmiş beni, röntgeni icad eden
otuz yıl yaşadım elde var sıfır.
git ve körünü öldür, bitsin artık nazları
şoförlerin kurşunlanması gibi bir takım tabelaları
iştah kabartan ne varsa işte onları
vurmak, her insana yakışır.
dünya küçük demişlerdi, nerdesin
kuyruğunu bırakması gibi bir kertenkelenin
kim böyle orta yerde bırakır
ve yazmaz bir kaç satır.
bana günahtır,
nereye gidersem orası senin yurdun
çünkü aklımdan çıkmıyorsun.
Ibrahim Tenekeci (Guzellik Uykusu)
Sunday, April 01, 2007
1 Nisan şakasının kökeni nedir?
Friday, March 30, 2007
Hayirli kandiller&cumalar
"Allah'ım, senin ismine, malımı, dinimi ve nefsimi emanet ediyorum. Allah'ım, hükmüne beni razı kıl, kaderimde olanı bana mübarek kıl ki, te'hir ettiğinin acelesini, acele ettiğinin de te'hirini istemeyeyim. Nefsimin isyanını önle, teslimini sağla."
Thursday, March 29, 2007
Evening of Inspiration
A benefit concert for children around the world, featuring Outlandish,
Zain Bhikha, Dawud Wharnsby Ali, Imad Rami, Mo Amer (of Allah Made Me Funny) and other surprise guests. Don't miss the best Islamic cultural event of the year! All welcome. All halls are centrally located in major cities around the UK.
Monday, March 26, 2007
Her Sey Her An Degisebilir

Dun aynada gordugum ben ile bugunku ben bir degil, ama yeni halimi cok da cabuk -hic degisimlerimi fark etmeyecek kadar- benimseyebiliyormusum. Ruh halim de cok cabuk degisiyor. Az once cok huzunluysem,, sikintiliysam, bira sonra gulebiliyor neseli olabiliyorum. Bir an cok zekice fikirler kovalarken, bazen hayal kurmaktan oteye gecemiyorum.
Insan maddesiyle ve manasiyla hayatinin her karesinde farkli resimler sergiliyor. Ama kendimizdeki degisimlerin gec farkina variyoruz.. H. Kartal
Her yasananin ardindan cok onemli bir gercegi tesbit edip dusunme imkani buluyorum ve biraz daha buyuyorum..
Iyi yonde ve muspet degisimler yasamamiz temennisiyle..
Sunday, March 25, 2007
gitmek mi zor kalmak mi ?
gitmek istedigi yere...
ama dindiremiyor icindeki sessiz cigligi...
bu durumu kavramaya calisirken nette yusuf nalkesen'in hicaz makamındaki nefis şarkısı "gitmek mi zor, kalmak mı zor? o sabahı gel bana sor" adli sarkisini ararken bir yandan da
gitsem nereye kadar, kalsam nereye kadar? diye mirildaniyordum... tum bunlari yaparken bir yandan da sevgili hayal ile "gitmek" uzerine sohbet ediyorduk. Ayni anda ne cok is yapiyormusum peh peh bana :P
hayal dedi ki; "gitmek çoğu zaman gidenin kal demesini duymak için yapılan bir blöftür.. kalan kal demezse gitmek ölümdür.. " bu durum cogu zaman olmasa da bazen uygulaniyordur herhalde. Gercek sevenin blof yapmaya ihtiyaci olmamali, zaten yakisik da almaz. Giden gitmeyi aklina koymussa hem sevgili hem kendinden kaciyordur.. Gidecegi yere varabilir mi acaba ? yoksa...
GİTTİĞİNDE KOKUN VE RUHUN KALIR GERİDE… dedim hayal'e.. (kitaptan alinti) "cunku sadece gittiğini zannedersin.. severken giden aslında kayboluşa yolcudur.. " dedi.. Sohbet bu sekilde devam ederken asagidaki kitabi buldum. Dr. Recai Yahyaoğlu'nun kitabi tam da bu gunlerde dusundugum konu uzerine olunca tanitimini okuyup hemen cok sevdigim baska bir arkadasimdan gondermesini rica ettim. Burada bu tur kitaplari bulmak cok zor.. Londra'da bu yil bi kitapci acildi ancak cok cesit bulunmuyor hem Tr'ye gore cok pahali. Sevgili dostum kitabimi bir an once gonderse de bende artik karar versem :)
Gitmenin PsikolojisiGitmek; sadece terk etmek degildir. Ayni zamanda terk edilmektir. Çünkü arkada birakilan gelmemistir. Gelmeyi istememistir. Gelmeye cesaret edememistir. Gelmeye gerek duymamistir. Gidene refakat edecek kadar onu benimsememistir. Sevgili, asik, kan kardes, dost, ahbap olamamistir. Bu yüzden arkada kalir... Zaman, mekan, hatira, duygulanim olarak belki çok yakin yada artik çok uzak, hayatin öylesine bilinen veya bilinmeyen bir kösesinde kalakalmistir...
Gitmek, uzaktaki sesin gizemine kapılmaktır.
Gitmek, kendini başkalarından sakınmaktır.
Gitmek, sadece terk etmek değildir. Aynı zamanda terk edilmektir.
Gitmek, dere iken nehre dökülme, nehir olunca denize kavuşma ve oradan da okyanusa açılma isteğidir.
Gitmek, fani alemde baki kalmak için hoş bir seda bırakma telaşını gizliden gizliye yaşamaktır.
Gitmek, hüküm giymektir.
Gitmek ayrılmaktır. Sevgiliden, köyden, ülkeden, dünyadan.
İnsan ayrılarak gidişin tadını aldığında yaşamın gerçek anlam boyutunu kavramaya başlamış demektir.
Gitmenin anlamı ve psikolojisi üzerine yazılmış, insan ruhuna dokunan çarpıcı bir eser..
bu arada aradigim sarkiyi da buldum..
sormamışsın hiç kimseden
pek üzgünmüşsün giderken
arayıp durmuşsun beni
kimseye belli etmeden
gitmek mi zor kalmak mı zor
o sabahı gel bana sor
o ayrılığı gel bana sor
......
Friday, March 23, 2007
şirpençe

giryemi etti füzun eşkimi hun etti felek
şirler pence-i kahrımdan olurken lerzan
beni bir gözleri ahuya zebun etti felek"..
Jumuaah Mubarak
insirah suresi; 5) Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! 6) Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var!
SubhanAllah.. Rabbim ne kadar bagislayici; her sikinti&dert icin 2 kez ferahlama sozu veriyor.
Imam-i Gazali'nin dev eseri -Ihya-i Ulumuddin'den iki kategoriyi paylasmak istiyorum.
Asagidaki maddeler cesur insanlari tanimlayan kriterler;
The courageous: Cesur olanin alametleri:
-generosity · Cömertlik
-ability of rushing to help those in need · İhtiyacı olanlara düşünmeden yardım edebilmek
-putting others before yourself · Kendini başkalarının yerine koyabilmek
-humbling oneself · Alçak gönüllü olmak
-tolerance · Hoşgörü
-being fair in what you do · Yaptığı işlerde dürüst,adil olmak
-being able to keep down anger · Öfkesini kontrol edebilmek
-being one of dignity · Ağırbaşlı olmak
-being kind to others · Diğer insanlara karşı şefkatli olmak
The opposite of being courageous: Cesur olmamanın alametleri:
· Kibirlilik ve benmerkezcilik/kendinden başka kimseyi beğenmeme
-cowardice - acting in haste · Korkaklık· Aceleci davranmak
-lavish behaviour (living outside of limits) · Savurgan davranmak (sınırların dışında yaşamak)
-boastful with little to show/ like an empty vessel · boburlenen / bos teneke gibi
-always acts in rage · Her zaman öfkeli davranmak
-arrogance and self centred/ loves no one but himself · kibirli, kendini begenmis, kendinden baska hic kimseyi sevmeyen
One of purity - İyi niyeti Biri:
-not greedy or mean · Açgözlü ve huysuz değildir
-lenient · Hoşgörülüdür
-patient · Sabırlıdır
-good in dealing with people · İnsanlarla ilişkileri iyidir
-modest · İnsanlara yardım ederken mütevazidir
-helping others · yardimseverdir
-kind · iyi kalplidir
-graceful in dealing with others · İnsanlarla ilişkilerinde zariftir
Opposite of purity: İyi niyetli olmamanın alametleri:
-stinginess · Cimrilik
-greed · Açgözlülük
-shamelessness · Hayasızlık
-vulgarity · Kabalık
-wastefulness · Müsriflik
-rudeness · Terbiyesizlik
-acting with disgrace · Utanç verici davranmak
-vanity · Kibir
-jealousy · Haset
-gloating · Çekememezlik
-grovelling to people · Yaltaklanmak
-ridicule those who do not have · Başkalarının eksiği ile alay etmek
May Allaah make all of our actions and deeds pure.
Allah işlerimizde ve davranışlarımızda saf olmayı nasip etsin. Amin..
Oyle bir zamanda yasiyoruz ki tolerans, iyilik ve saflik farkli insanlar tarafindan cok farkli bir sekilde algilaniyor. Olcu olarak bu kriterleri goz onunde bulundurmali.
PS; Maddeleri yarin tercume edecegim.. gonullu biri varsa hic cekinmesin.. :) demistim dun gece.. Gonullu cevirmenimiz sevgili Yusuf imdada yetisti saolsun. Jazakallahu khayran..
Thursday, March 22, 2007
the cold within

Yine soğuk bir gün
Buz tuttu yüreğim
Merak ediyorum doktor
Kaç insan satın alır
Kendi cümlelerini
Parayla
Ve kaç insan
Davetiye çıkarırcasına
Hüzne
Şiir tadında sevgiler
Yaşar
Yine de seni seviyorum doktor
Cevap olmasan da sorularıma
Bu şehrin
Beni dinleyen yanısın
Hilal Bakan
shadowy world
Wednesday, March 21, 2007
Tuesday, March 20, 2007
Kalb
Monday, March 19, 2007
Dimensions of Love

How deep do you see
when you look at me?
How much do you understand
when you listen to me?
Who do you love
when you say you love me?
Saturday, March 17, 2007
empati 2 :P

Neden kadinlar daha cok erkekler gibi dusunemez?
Kadin soyle dusunuyor;
Neden erkekler kadinlar gibi dusunemez?
Eski erkek ve bayanlar mukemmel bir sekilde birbirini anliyordu... ve günah laneti getirdi, lanet de bir çok kitabı...
not; erkegin okudugu kitabin adi: kadinlar nasil anlasilir? (aptallar icin)
kadinin okudugu kitap; erkeklere giden yol icin ahmaklar rehberi..
Empathy

Empathy means recognizing emotions in others. It is the capacity to put yourself in another person’s shoes and understand how they view their reality and how they feel about things.
Empathy is more than just listening; it is also responding.
The keys to empathy are as follows:
Put yourself in the other person’s shoes.
Pay attention to your own feeling. Listen to the person’s words and tone of voice, and pay attention to his/her body language.
Pay attention to your own feelings as you observe the other person…
Put these feelings into words, keeping the focus on the other person.
Keep it simple and use your own words..
Why Should I learn to be more empathic?
Being aware of our emotions and how they affect our actions is a key component to a successful relationship. It is also a fundamental ability in today’s people intense-workplaces. People who are cut off from their emotions are unable to connect with people. It’s as if they become emotionally tone-deaf. Because how these people affect others is not well known, nobody wants to be around them. You have probably met a few people who fit this description.
Becoming an empathic listener has many benefits. Here are the most important ones.
• Keeping the focus on the other person’s feelings encourages him/her to open up and talk to you. When we feel strong emotions (good or bad), it feels good to have another person listen to us and encourage us to talk about it.
• When you respond empathically, you show the other person that you are paying attention and that you care. This always feels good and helps build trust.
• When a person is upset, being listened to and understood has a calming effect.
• As you practice understanding other people, you will learn that almost everyones point of view can be understood if you take the time to pay attention.
• Your empathic response can help the other person better understand his/her own situation. Sometimes when people are really listening to us they tell us things that we couldn’t see for ourselves.
How Can I learn to be more empathic?
Almost any conversation offers to be empathic. Pay attention to the emotional content of any interaction; you will probably see a chance to respond empathically. Keep in mind that your response doesn’t have to be perfect. If you guess wrong about the other persons feelings, he/she will tell you. The important thing is to listen closely and reflect back what you observe, keeping the focus on the persons emotions.
Wednesday, March 14, 2007
Birbirinize Elbisesiniz
RABBİMİZ, Kur'ân'da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif
eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye
tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. "Elbise"nin anlamı
ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, "Elbisemden bana ne?" deme hakkınız yoktur.Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız,
bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz, önce kendinize zarar
vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini yitiren, değer verilmeyen
bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde… Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de bedeninizin aklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir "elbise" yahut "örtü" olarak, bu ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz "elbise" değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını sadece elbiseleri
üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz.
Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır
elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan,
bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, elbise
de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir,
görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok güzel bir elbise kişilik
sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini
söyler.
Çoğunlukla "iyi" ve "ideal" bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu "iyi" ya
da "ideal" eşe, "iyi" ya da "ideal" bir eş olup olamayacağımız
detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı
gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik garantisi yoktur. Öncelikle bu
"iyi" eşe, "iyi" eş olmanız gerekir. Sonra da iki "iyi" eş olarak "iyi"
bir ilişkiyi sürdürmenin ve geliştirmenin yollarını aramanız
gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki
uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de
elbiseniz olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı
düşünmeyin.
Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre
yürümesini, ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma
fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur.
Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, elbisenize
daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi
sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa sebep
olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da
içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan
sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil,
artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir
aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, dahası
sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi
üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.
Sayı:359, Kasım 2006 , " Zafer Bilim Araştırma Dergisi "
Friday, March 09, 2007
Hayırlı Cumalar
Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelâlin memlûküsün. Öyle ise
sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünkü hayatı veren O’dur. İdare eden O’dur.
Hem dünya sahipsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvâlini düşünüp merak etme; çünkü onun sahibi Hakîm’dir, Alîm’dir. Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma.
Bedîüzzaman
Monday, March 05, 2007
Sunday, March 04, 2007
gitmeli..

Bu fotografi London underground da cektim. Foto cekmek yasak diyorlar ama yasaklar cekiyormus.. ben de cekiverdim :P Romantik film severlere duyurulur.
"A woman especially if she has the misfortune of knowing anything, should conceal it as well as she can." -Jane Austen
Becoming a woman. Becoming a legend.Her own life is her greatest inspiration.Between sense and sensibility and pride and prejudice was a life worth writing about..


Bunu da sevgili Gulcin'in blogunda gordum. Bu arada Gulcincigim sen Imperial College Islamic Society den haberleri nereden aliyorsun? sasirdim ;)


