Thursday, March 22, 2007
shadowy world
Wednesday, March 21, 2007
Tuesday, March 20, 2007
Kalb
Monday, March 19, 2007
Dimensions of Love

How deep do you see
when you look at me?
How much do you understand
when you listen to me?
Who do you love
when you say you love me?
Saturday, March 17, 2007
empati 2 :P

Neden kadinlar daha cok erkekler gibi dusunemez?
Kadin soyle dusunuyor;
Neden erkekler kadinlar gibi dusunemez?
Eski erkek ve bayanlar mukemmel bir sekilde birbirini anliyordu... ve günah laneti getirdi, lanet de bir çok kitabı...
not; erkegin okudugu kitabin adi: kadinlar nasil anlasilir? (aptallar icin)
kadinin okudugu kitap; erkeklere giden yol icin ahmaklar rehberi..
Empathy

Empathy means recognizing emotions in others. It is the capacity to put yourself in another person’s shoes and understand how they view their reality and how they feel about things.
Empathy is more than just listening; it is also responding.
The keys to empathy are as follows:
Put yourself in the other person’s shoes.
Pay attention to your own feeling. Listen to the person’s words and tone of voice, and pay attention to his/her body language.
Pay attention to your own feelings as you observe the other person…
Put these feelings into words, keeping the focus on the other person.
Keep it simple and use your own words..
Why Should I learn to be more empathic?
Being aware of our emotions and how they affect our actions is a key component to a successful relationship. It is also a fundamental ability in today’s people intense-workplaces. People who are cut off from their emotions are unable to connect with people. It’s as if they become emotionally tone-deaf. Because how these people affect others is not well known, nobody wants to be around them. You have probably met a few people who fit this description.
Becoming an empathic listener has many benefits. Here are the most important ones.
• Keeping the focus on the other person’s feelings encourages him/her to open up and talk to you. When we feel strong emotions (good or bad), it feels good to have another person listen to us and encourage us to talk about it.
• When you respond empathically, you show the other person that you are paying attention and that you care. This always feels good and helps build trust.
• When a person is upset, being listened to and understood has a calming effect.
• As you practice understanding other people, you will learn that almost everyones point of view can be understood if you take the time to pay attention.
• Your empathic response can help the other person better understand his/her own situation. Sometimes when people are really listening to us they tell us things that we couldn’t see for ourselves.
How Can I learn to be more empathic?
Almost any conversation offers to be empathic. Pay attention to the emotional content of any interaction; you will probably see a chance to respond empathically. Keep in mind that your response doesn’t have to be perfect. If you guess wrong about the other persons feelings, he/she will tell you. The important thing is to listen closely and reflect back what you observe, keeping the focus on the persons emotions.
Wednesday, March 14, 2007
Birbirinize Elbisesiniz
RABBİMİZ, Kur'ân'da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif
eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye
tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. "Elbise"nin anlamı
ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, "Elbisemden bana ne?" deme hakkınız yoktur.Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız,
bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz, önce kendinize zarar
vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini yitiren, değer verilmeyen
bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde… Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de bedeninizin aklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir "elbise" yahut "örtü" olarak, bu ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz "elbise" değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını sadece elbiseleri
üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz.
Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır
elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan,
bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, elbise
de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir,
görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok güzel bir elbise kişilik
sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini
söyler.
Çoğunlukla "iyi" ve "ideal" bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu "iyi" ya
da "ideal" eşe, "iyi" ya da "ideal" bir eş olup olamayacağımız
detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı
gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik garantisi yoktur. Öncelikle bu
"iyi" eşe, "iyi" eş olmanız gerekir. Sonra da iki "iyi" eş olarak "iyi"
bir ilişkiyi sürdürmenin ve geliştirmenin yollarını aramanız
gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki
uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de
elbiseniz olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı
düşünmeyin.
Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre
yürümesini, ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma
fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur.
Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, elbisenize
daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi
sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa sebep
olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da
içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan
sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil,
artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir
aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, dahası
sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi
üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.
Sayı:359, Kasım 2006 , " Zafer Bilim Araştırma Dergisi "
Friday, March 09, 2007
Hayırlı Cumalar
Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelâlin memlûküsün. Öyle ise
sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünkü hayatı veren O’dur. İdare eden O’dur.
Hem dünya sahipsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvâlini düşünüp merak etme; çünkü onun sahibi Hakîm’dir, Alîm’dir. Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma.
Bedîüzzaman
Monday, March 05, 2007
Sunday, March 04, 2007
gitmeli..

Bu fotografi London underground da cektim. Foto cekmek yasak diyorlar ama yasaklar cekiyormus.. ben de cekiverdim :P Romantik film severlere duyurulur.
"A woman especially if she has the misfortune of knowing anything, should conceal it as well as she can." -Jane Austen
Becoming a woman. Becoming a legend.Her own life is her greatest inspiration.Between sense and sensibility and pride and prejudice was a life worth writing about..


Bunu da sevgili Gulcin'in blogunda gordum. Bu arada Gulcincigim sen Imperial College Islamic Society den haberleri nereden aliyorsun? sasirdim ;)
Thursday, March 01, 2007
Cumamiz hayr ola..
Monday, February 26, 2007
Friday, February 23, 2007
Thursday, February 22, 2007
meditation
take a deep breath.
dream about something that you really love which will relax you.
take your mind from your body and let your mind travel around with all your love inside.
put all problems aside.
don't take them with you when travelling.
p.s take a bath before.
p.p.s extend it everyday.
Kings used to do this meditation before taking important desicions, because when you have anger in your heart it will not be the right desicion.
Jumuaah Mubarak
Wednesday, February 14, 2007
Monday, February 12, 2007
kelebek ruh..
Allah insanda kendi varligina karsi duyacagi derin alakadan oturu alemleri yaratti
asik Allah'in eserlerini temasa eder, cosar, dalar ve vuslat arar..
neyin vuslatini arar ?
gercek sevgiliye kavusmayi, tabi bu arada sevgiliye goturen varliklarida
sevmeyen insanin insanliktan nasibi yoktur
ask Allah tarafindan armagan edilen isitan bir kanattir
gercek olana ulasmak icin ruhun kelebeklesmesi lazim
bu cetin bir yolculuk, bense o kanatlarla nasil kelebek olabilirim ki?
asik yoldakilere takilip kalirsa sevdim sandiklarindan uzaklasir.. her vuslat aciya donusur.. hayat bir ulasilmazin arkasinda tukenir gider..
Sunday, February 11, 2007
Yassıada'nın karakutusu açılıyor
| [Yassıada'nın karakutusu açılıyor - 1] Cemal Gürsel'in sansürlenen mektubu | |
| Yassıada'nın 46 yıllık sır belgeleri aydınlanıyor Başbakanlık Yassıada belgeleri tek tek tasnif edilerek kamunun hizmetine sunuldu. | |
![]() |
Arşivdeki ilk araştırmayı yapan Zaman, resmî tarihi değiştirebilecek çok sayıda belgeye ulaştı.
46 yıllık sırlar ortaya çıkıyor
27 Mayıs 1960 sabahı radyodaki ses, her zaman haberleri okuyan spikerden farklıydı. Genç bir albay, ordunun yönetime el koyduğunu duyuruyordu. 10 yıllık DP iktidarı sona ermiş, emekleme dönemindeki demokrasi rafa kalkmıştı. O gün Türkiye için, kendi başbakanını asacak bir süreç başlıyordu. Daha önce kimsenin adını duymadığı Yassıada'da yakın tarihin en büyük siyasi davası başladı. Yassıada'yla ilgili çok şey söylendi. Ancak belgelerin diliyle o süreci anlatmak mümkün olmadı. Aradan 46 yıl geçti. Duruşmalara ait tutanakların gizliliği kaldırıldı. Anayasa Mahkemesi'nin elinde bulunan belgeleri teslim alan Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, bunları araştırmacılara açtı. Yassıada belgeleri 3 bin 527 ayrı klasörden oluşuyor. Belge adedi 100 bini geçiyor.
Devami >>>
Friday, February 02, 2007
Jumuaah Mubarak
Treat it by realizing that the Exalted is the Fashioner and the Bestower of blessings,
[realizing] that because of your impotence, you can produce neither benefit nor harm. Indeed, vanity originates from one's ignorance of these two matters.
Purification of the Heart
Thursday, February 01, 2007
kimse bilmez..
güle baktikca cirpinir yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak,
çünkü nice gül yüzler
kopup dallarindan toprak olmadalar her gün"
"bu yildizli gökler ne zaman basladi dönmeyene
zaman yikilip gidecek bu güzelim kubbe
aklin yollariyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantiklarin, kiyaslarin sökmez senin bu işte"
"bulut gecti, gözyaşlari kaldi cimende
gül rengi şarap içilmez mi boyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarin kim bilir kimgezecek,
bizim topragin yeşilligince"
Omer Hayyam
Monday, January 29, 2007
Aşurenin mânâsı, “nurlu yaşamak” demektir.
“Allahumme mâ amiltü min amelin fî hâzihis-seneti mimmâ neheytenî anhü ve lem terdahû ve lem tenhehû, ve hamilte annî ve afevte ba’de kudratike alâ ukûbetî ve deavtenî ilet-tevbeti ba’de cür’etî alâ ma’sıyyetike,
Allahümme innî estağfiruke minhü fağfirhü lî, ve mâ amiltü fîhâ mimmâ
terdâhü ve ve’adtenî aleyhis-sevâbe, fetekabbelhü minnî velâ takta’ racâî minke yâ kerîmü.”
Meali:
“Allah’ım bu sene içerisinde işlediğim ve beni sakındırdığın şeylerden sakınmadığım, razı olmadığın ve hoşlanmadığın şeyler işledimse beni affeyle. Bana yüklediğin vazifelerden dolayı beni affettin ve beni tevbeye çağırdın, çeşitli günahlar yaptıktan sonra tevbemi kabul buyurdun. Allah’ım Sana istiğfar ederim, Senden bağışlamanı isterim. Beni bağışla, razı olduğun amellerden işledimse bana vaad ettiğin sevabı benden kabul et. Umudumu Senden kesme Kerîm olan Allahım.”
Friday, January 26, 2007
bes bilinmeyenli ladybird
1) hic bilinmeyen sirlarimin bilinmesini istemem..
2) her dogruyu soylemem dogru degildir..
3) çok hizli araba kullanirim, trafikte yanimdan gecmeyin (bu ozelligimi bilen varsa bilmeyene soylesin :P :)
4) uzman terapist olabilmem icin toplam 70 seyans terapi almam gerekiyor. ihtiyacı olanlar şimdiden yer ayirtsin. iki seans alana ucuncu bedava boyle de bir kampanyamiz var.. :D
5) icinde çok guzel hayaller olan valiz ticareti yapiyorum..
okuyucularimin arif oldugunu dusunerek cevaplari kisa ve oz yazdim.
mimlemek istediklerim ise; gonul pinari, Feyzacigim ;), nelly, monaruz, ay, rosygarden, ayse ve guzellik uykusu. :0)
hurmetler efendim..
Thursday, January 25, 2007
Jumuaah Mubarak- some thoughts
Be that person
Be one
As people weep your twinkling eyes will reveal a smile
Be one
A perfume seller leaving behind their sweet scent
Be one
To whom every person feels that they are foremost
Be one
Even if people judged the cover they wouldn't get the first letter
Be one
Whose actions always speak louder than their words
Be one
Who in utter exhaustion never tires
Be one
Who changes the world whilst it sleeps
Be one
Whose hands are in every hearty pie, left unfinished for novices
Be one
Whose obedient head has graced the soils of the world, leaving behind its fervent reciprocation
Be one
Whose wealth reaps the rewards of the hands it has grazed
Be one
Who makes utter devotion be questioned for its innocence
Be one
Who makes everyone feel like the precious creation of God that they are
Be one
Whom everyone is enriched by and empty without
Be one
Who creates endless ripples in a sea that does end [S.R]
The Prophet (SAW) is the best example of this. Look to his life, learn from it and live it. And, choose your companionship according to this lofty character, indeed, it will shape you too.
Please make duaa for all of those going through hardships.
Verily, with every difficulty, there is ease. Truly, with every difficulty there is ease. Surah Nashr , 5-6
huznu hayatindan kovmaya calisanlara..
Thursday, January 11, 2007
Jumuaah Mubarak
Al Shaheed Imaam Hassan Al Banna (rah)
Wednesday, January 10, 2007
BIZIM ELLER

Memleket deyince herkes eski hayatindan bir kesit yazarak anilarini anlatiyor. O gunlere duydugu ozlemini dile getiriyor. Demek ki bugun bir cok insan memleketinden ayri yasiyor. Onun icin hep gozler arkada, gonuller hatiralarda dolasiyor. Ben de eski gunlere ama eskimeyen hatiralara donerek duygularimi ve dusuncelerimi paylasmak istiyorum.
Biz de bir cok katilimcilar gibi koy kokenli oldugumuz icin, hayatimizin turfanda yillari koyde gecti. Toprakla ic ice buyuduk, derelerde akan sularla birlikte yuruduk, otlarla ve cimenlerle kaynastik, koyunlarla ve kuzularla oynastik...
En cok agaclarla dost olduk. Onlar ne vefali arkadastilar oyle? Yapraklarini dokup dallarini kirsak da, bize hic darilmazlardi. Yine her bahar ciceklerle suslenirler, sonra yesil yapraktan fistanlarini giyerler, daha sonra da dallarinin eli ile bize taze meyve ikram ederlerdi. Biz de dallarina salincaklar kurar, onlarla oynamak suretiyle dostlugumuzu gosterirdik. Bir agactan dusup bir yerimiz acisa, o agacin da bize acidigini bilirdik.
Koylerin en meshur mekanlari ise, cesmelerdir. Onlar gece gunduz hic durmadan siril siril akarken, bize de civil civil bir hayatin guzelligini yasatiyorlardi. Yani saflik, sadelik, temizlik, duruluk, sicaklik veya serinlik deyince, hep koyumun yillar onceki halini hatirlarim.
Biraz da arefe ve bayram gunlerinden bahsetmek istiyorum. Bayramdan gunler once hazirliklar baslardi. Once evde genel temizlik yapilir, odalar kirecle badana edilirdi. Anne ve ablalar, kocaman cali supurgeleri ile avluyu bir guzel supururler, sonra da guzelce islatirlardi. Islak topragin kokusu hala genzimdedir.
Buyuklerimiz, bayram sabahi cesmelerden zemzem akar derlerdi. Onun icin sabah ezanindan once testiyi bakraci kapan cesmeye kosardi. Biz cocuklarin da elleri kinalanir, saclari taranir, cici elbiselerimiz giydirilirdi. Sonra buyuklerin ellerini opmeye giderdik.
Bizim eller deyince, sadece kendi koyumu kastetmiyorum. Anadolu'nun her koyu bizim ellerdendir. Asagi yukari her yerde ayni guzellikler yasanmaktadir. "Orda bir koy var uzakta" diyorsak, o hepimizin koyudur. Turkusuyle, agidiyla, halayi ile horonu ile hep bizi ifade eder, hepimize hitap eder.
Ama ben bizim elleri daha fazla ifade edemiyorum. Buna klavyemin gucu yetmiyor. Ne yapayim iyi bir yazar degilim. Diger yazar arkakaslarin guzel yazilarini kendim yazmis gibi hepsi ile iftihar ediyorum. Benim de bu aciz ifadelerimi bu sekilde kabul etmelerini istirham ediyorum.
"BIZIM ELLER NE GUZEL ELLER" diyerek yazimi noktalarken, vatanin her karis topragini bizim eller olarak kabul ettigimi ifade etmek istiyorum.
Evet, ben de gecikmeli de olsa, bizim ellerden bahseden bir yazi ile Cinaralti odevimi yapmaya calistim. Boylelikle guzellik uykusunun dilinden de kurtulmus oldum :)
Surc-u lisan ettik ise affola efendim.
Foto: Harmankaya
Tuesday, January 09, 2007
Wednesday, January 03, 2007
Kisa kisa
1) Hiz meraklilarina gecit vermemek icin hiz kameralarina ek olarak yeni sistem uygulanacak. Yeni yil itibariyle hayata gecirelecek yeni uygulamada trafik polisleri surekli tasiyacaklari hiz tabancalari ile her an her yerde hiz limitini asan suruculeri tesbit ederek cezalandiracak..
2) Ayrica yeni yil ile birlikte Ingiltere’de surus ehliyeti almak zorlasacak. Zaten zordu..
3) Geçtiğimiz hafta başlayan yeni yıl indirimleriyle (%70) birlikte, tüketicilerin 3 milyar sterlin tutarında bir harcama yapması bekleniyor.
4) Haringey’deki kütüphaneler yenileniyormus. Ne mutlu..








